Anasayfa / Dünyada Gezgin / Amsterdam Gezi Notları

Amsterdam Gezi Notları

Amsterdam gezisi aylardır beklediğimiz tatilimizin ilk durağıydı. Biz bu şehri 2 günde keşfettik, çok sevdik. Bir daha geldiğimizde daha uzun kalmak ve bu özgürlükler şehrinin keyfini tıpkı burada yaşayanlar gibi çıkarmak istiyoruz. Amsterdam gezi notları umarım  size de Amstel Nehri‘nin çevresine kurulmuş bu kanallar şehrini keşfetmek için güzel bir rehber olur.

Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan 11’e doğru kalkan uçağımız saat 13.30 civarı Amsterdam Schipol Havalimanı’na indi. Pasaport kontrolünden geçip bavullarımza kavuştuk. Hemen turist infoyu bulup bizi şehri turlarken çook rahat ettirecek 2 günlük ulaşım kartlarımızı aldık. Amsterdam’da ulaşım GVB adlı firma ile sağlanıyor. Bir çok ulaşım kartı seçeneği mevcut. Biz multi day ticket olarak da geçen 48 saatlik olanından aldık ve gezimiz boyunca şehir içi tüm ulaşımlarımızda kullandık. Ayrıca bu sayfadan daha farklı bilet seçeneklerine de ulaşabilirsiniz. Bir de I amsterdam City Card var. Biz müzeleri gezmeyeceğimiz için tercih etmedik ama sizin hedefiniz başlıca müzeleri dolaşmak ise, şehir içi ulaşımı da kapsayan bu kartı tercih edebilirsiniz.

amsterdam-sehirici-ulasim

Havalimanı – Şehir Merkezi Ulaşımı

Havalimanı’ndan şehir merkezine ulaşımımızı 197 numaralı otobüs ile sağladık. Bu otobüs Central Station’a kadar gitmiyor. Museumplein, Leidsplein civarındaysa oteliniz kullanabilirsiniz. Bu arada otobüs platform B9’dan kalkıyor ve tek yön bilet fiyatı 5€. Detaylar için:197 numaralı otobüs

Otobüsten Leidsplein’de indik ve 5-6 dakikalık bir yürüme mesafesinin ardından otelimizi bulduk. Merak edenleriniz için otelimiz Hampshire Hotel – Theatre District Amsterdam. Odalara yerleşip attık kendimizi Amsterdam sokaklarına. Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim Temmuz ayının sonlarında gitmiş olmamıza rağmen o kadar soğuk bir hava karşıladı ki bizi kat kat giyinip lahana gibi dolaşmak zorunda kaldık:)

Hemen bir kanal turu ile başlamak istedik şehri keşfe. Aslında kanal turlarının Central Station yakınlarından kalktığını okumuştuk bir çok kaynakta ama otelin tam da karşısında Lovers firmasına denk geldik ve kişi başı 14€’dan aldık biletlerimizi atladık teknemize. Bu tur bize panaromik olarak neredeyse tüm şehri keşfetme imkanı sağladı.

amsterdam kanal turu

amsterdam kanal turları

Kanal turundan sonraki hedefimiz şehrin en popüler meydanı olan, görmeden dönmemeniz gereken, adeta günün her saati yaşayan en merkezi yerlerdinden biri olan Dam Meydanı.

Dam Meydanı’ndaki başlıca önemli turistik yapılar Koninklijk Paleis, Nieuwe Kerk, Ulusal Anıt, Madame Tussauds Müzesi. Biz bu yapıların hiçbirinin için girmedik sadece bu canlı meydanın keyfini çıkardık:) Ama kısaca bilgilendirmek gerekirse;

Koninklijk Paleis: Kraliyet Sarayı zamanında belediye binası olarak yapılmış. Şimdilerde ise resmi törenlerde kullanılıyor. Nieuwe Kerk: Bir diğer tabirle Yeni Kilise, 14. yüzyılda inşa edilmiş. Önemli sergiler burada düzenleniyor. Meydanın ortasındaki anıt Ulusal Anıt 2. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden yerliler için dikilmiş. Meydanda bir de Madame Tussauds Müzesi var. Londra’dakinin daha küçük versiyonu olan balmumu müzesi.

Buradan sonra Amsterdam kanalları bizi bekler diyerek Central Station’dan doğru bir u çizip kayboluyoruz sokaklarda. Bu arada görmeye çok aşina olacağınız patates kızartmalarını bir çok insanın elinde göreceksiniz. Biz de hafiften acıkmaya başladığımız için alıyoruz birer tane. Aslında bildiğimiz patates kızartması, bizimkilerden pek farkı yok:)

patates-kizartmasi

Amsterdam Central Station

Amsterdam kanallarının çevrelediği sokaklar, otomobilden, yayadan daha çok rastladığımız bisikletler, şehirde sürekli bir romantiklik hali bizi çok etkiledi. Her bir köşesini, her detayı, her kanalı fotoğraflamak istedik. Amaçsızca dolaştık, kanal kenarlarında oyalandık.

Amsterdam sokakları

amsterdam gezilecek yerler

amsterdam kanalları

amsterdan köprüleri

amsterdam canals

amstel nehri

IMG_6412

Red Light

İlk gıünümüzün son durağı olarak belirlediğimiz adresimiz Red Light oldu. Konu Amsterdam olunca birçok kişi tarafından akla ilk gelen yer olması sebebiyle oldukça popüler. Bulunduğu konum olarak Amsterdam’ın klasik caddelerinden biri aslında burası. Ortasından kanal geçen, köprülerle iki yakası birleşen bir cadde. Caddenin popülaritesini arttıran ise burasının cinsel hayat ve uyuşturucunun merkezi olması. Yanyana bir sürü dükkan düşünün. Dükkanların vitrinlerinde nasıl satışı yapılan ürünler konursa, burada da hayat kadınları süslüyor vitrinleri. Her vitrinin arkasında bir yatak odası var ve burası da tabi ki müşterilerin ağırlandığı yer. Bunun yanında mantar, magic cake, esrar vb. birçok uyuşturucu satışının yapıldığı coffee shoplar da yine bu caddede çokça bulunuyor. Burada insanlar belirli limitler dahilinde uyuşturucu alıp serbestçe kullanabiliyorlar. Zaten Red Light’a geldiğinizde keskin bir esrar kokusu hissediyorsunuz. Bunların dışında caddede  tiyatrolar da bulunuyor. Bunlar zihnimizdeki tiyatro anlayışından biraz farklı. Burada canlı seks oyunları ve cinsel içerikli bir çok gösteri sunuluyor konuklara. Biz tercih etmedik ama önünde gerçekten ciddi bir sıra olduğunu söyleyebilirim.

red light amsterdam

2. gün yine upuzuuun bir gün bu sefer daha çok keşfetmeceli. Sabah erkenden kalkıp Museumplein bölgesini görmeye gittik. Bölgede Rijksmuseum, Van Gogh Museum ve Stedelijk Museum bulunuyor. Bizim Amsterdam’da yalnızca 2 günümüz olduğu için bu güzel müzeleri gezme işini bir sonraki ziyaretimize bıraktık. Sabah sabah buraya gelme sebebimiz itiraf ediyorum I amsterdam yazısını ele geçirmekti :)

iamsterdam

iamsterdam yazısı

Öğleden öncemizi Hollanda’nın meşhur yel değirmenlerini görmek için Zaanse Schans’a ayırdık. O kadar çok sevdik ki burayı ayrı bir kalemde yer vermek istediğim için şimdilik Amsterdam turu ile devam ediyorum.

Zaanse Schans’tan döndükten sonra kanallar arasında dolaşarak Amsterdam’ın en ünlü köprülerinden Magere Brug’a ulaştık. Açılır kapanır olan bu ahşap köprü zayıf köprü olarak da biliniyor.

Heineken Experience

Sıra geldi merakla beklediğimiz Heineken Experience maceramıza. Sıra beklememek için gitmeden önce internetten aldığımız biletlerle kendimizi içeride bulduk ve başladık Heineken’in hem zamanda yolculuğuna hem de biranın yapım aşamalarına daha yakından tanık olmaya. Siz de internetten almak isterseniz buyrun efenim link

Girişte size heineken bileklikleri veriyorlar. Üzerinde yer alan 2 düğme ile içeride 2 bardak bira içmeye de hak kazanıyorsunuz. Burası tamamen müzeye dönüştürülmüş eski fabrika binası aslında. Adım adım Heineken’in tarihini ve bir heineken birasının oluşum, şişelenme ve tüketici ile buluşma yolculuğunu keyifli bir şekilde yaşıyorsunuz. Biz 1-1bucuk saat kadar vakit geçirdik ama zamanımız olsaydı rahat 2-3 saat kalabilirdik. Heineken Experience sayesinde Heineken birasına karşı duygusal bir bağım oluştuğunu inkar edemeyeceğim:)

heineken bileklikleri

heineken amsterdam

heineken experience

heineken müzesi

Bloemenmarkt

Bloemenmarkt nam-ı değer çiçek pazarı Amsterdam’ın bir diğer popüler noktalarından biri. Burada başta lale olmak üzere çiçekler, tohumlar, hediyelik eşyalar satan tekneden dükkanlar bulunuyor.

bloemenmarkt

amsterdam bloemenmarkt

amsterdam çiçek pazarı

Giden herkesten methini duyduğumuz, pek bir popüler olan Winkel’in elmalı turtası ile kendimizi ödüllendirmeye ve günün yorgunluğunu dindirmeye karar verdik. Elmalı turtası fena değildi ama bu kadar popüler olmasına çok anlam vermediğimizi söylemeden geçemeyeceğim. Fiyatları çok uçuk değildi. 2 latte ve 2 elmalı turtaya toplam 12€ verdik.

Malumunuz Hollanda envaye çeşit peyniri ile meşhur. Dönüşte yolumuzun üzerinde minik bir peynir müzesine rastladık. Siz de bizim gibi peynir severlerdenseniz mutlaka uğrayıp çeşitli aromatik peynirlerin tadına bakmanızı öneririm.

Artık günün sonuna ve aslında tatilimizin Amsterdam’a ayırdığımız kısmının sonuna gelmenin hüznü ile sokaklarda kaybolarak, köprülerde mola vererek son durağımız olan Vondel Park‘a doğru yola çıktık.

Burası şehrin merkezinde dümdüz bir alana yayılmış, kocaman, yemyeşil çok keyifli bir park. Günün her saati ziyaretçisi çok. Kimi bisikletiyse turluyor, kimileri uzanmış çimlere piknik yapıyor, kimi almış eline kahvesini kitabını okuyor. Amsterdam gezinizde gitmeniz gereken yerlerin en başlarında yer alan Vondel Park‘ı bizim gibi gün sonu ziyaret etmenizi ve burada çimlere uzanıp huzurun keyfini çıkarmanızı tavsiye ederim.

vondelpark

volndel park gölet

vondel park

Bu geziyi nasıl planladığımızı merak edenler için: Amsterdam-Paris-Brüksel Tatiline Hazirlik yazımıza göz atabilirsiniz:)

Sevgiyle…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir