Anasayfa / Dünyada Gezgin / Floransa Gezi Notları

Floransa Gezi Notları

Floransa gezdiğimiz şehirler içinde en buram buram sanat kokanı desek abartmış olmayız. Şehir, sanat galerileri, müzeler, adeta bir açık hava müzesini andıran meydanlarla dolu. Ayrıca Leonardo da Vinci ve Michelangelo, bu şehirde yetişmiş dünyaca ünlü sanatçıların başında geliyorlar. Floransa turu bu yönüyle bizim için tam bir tarihi keşif haline geldi. Zaten Floransa gezilecek yerler listemizin başında da bu sanat kokan şehrin en popüler meydanları yer alıyor. Floransa nerede diye sorarsanız; Kuzey İtalya’nın Toscana bölgesinde yer alıyor ve bu bölgenin başkenti diyebiliriz. Gelelim Floransa gezi notlarına:

İtalya seyahatimizin 4. gününde sabah erkenden kalkıp Roma’dan Floransa’ya gitmek üzere yola çıkıyoruz. Floransa’ya trenle gitmeyi tercih ediyoruz. Tren biletlerimizi öncesinde www.trenitalia.com sitesinden zaten almıştık. Peronumuzu bulup hızlı treni beklemeye başlıyoruz. Trenler genel olarak dakik, çok fazla aksama olmuyor. Ayrıca ekonomi sınıfları bile neredeyse business konforunda:) Roma Floransa arasında 1.5 saatlik rahat bir yolculuk sonrasında Firenze S. M. Novella’ya ayak basıyoruz. Floransa’dayız ve Haziran ayının sonunda üşüyoruz:) Floransa hava durumu bakımından Roma’dan bir kaç derece daha soğuk. Çünkü Roma’ya göre biraz daha kuzeyde kalıyor. Sabah serinliği bizi kendimize getiriyor diyebiliriz.

İlk iş otelimizi bulup bavullarımızdan kurtulmak. Otelimiz tren istasyonuna çok yakın olduğu için bu sefer şanslıyız. Merak edenler için www.oldflorenceinn.com Bavullarımızı bırakıp odamıza yerleşmemizin ardından, otel sahibinin  tam kapıdan çıkarken elimize tutuşturduğu harita ile çok mutlu oluyoruz ve haritamızı açıp tutuyoruz Duomo’nun yolunu. Floransa’da turistik yerler birbirine yakın konumlanmış, bu sayede büyük bir çoğunluğunu yürüyerek gezebiliyorsunuz.

floransa gezi

İlk rotamız tabi ki Floransa Katedrali Duomo yani Santa Maria del Fiore. Otelden Duomo’ya varmamız hemen hemen 10 dk sürüyor. Floransa’nın tarihi, dokusu korunmuş sokaklarından geçiyoruz. Ve sokağın başından tümmm ihtişamıyla bize göz kırpan Santa Maria del Fiore ile karşı karşıyayız.  Kentin kalbinde yükselen Duomo ve kubbesi, Floransa’nın en ünlü sembollerinden biri. 1436 yılında tamamlanmış ve inşası 150 yıl kadar sürmüş. Yapı Avrupa’nın 4. büyük kilisesi ve günümüzde bile şehrin en yüksek binası. Meşhur kubbesi Brunelleschi tarafından yapılmış.

Hemen yanındaki vaftizhane’de ise Dante gibi ünlü Floransa’lılar vaftiz edilmişler. En dikkat çeken, turistlerin fotoğraf çekmek için birbiriyle yarıştığı kısım Ghiberti’nin Cennet Kapısı. Kapı üzerindeki 10 pano’da İncil’den konular yer alıyor. Buradaki kapı aslında bir kopya, orjinali Katedral müzesinde sergileniyor.

floransa duomo

floransa cennet kapıları

floransa duomo

 

floransa katedral

 

Galiba şuana kadar gezdiğimiz yapılar içerisinde bizi en çok etkileyenlerden biriydi bu katedral. Bu arada içini de gezdik tabi ki. Giriş için herhangi bir ücret talep edilmiyor. İçi, dışı kadar etkilemedi bizi:) Duomo meydanından çıktıktan sonra Piazza della Signoria’ya doğru yürümeye başlıyoruz.

Piazza della Signoria yüzyıllarca Floransa’nın politik ve sosyal yaşamının merkezi olmuş. Şuanda bu meydan Floransa’lılar ve turistler için çok popüler bir alan. Meydanda bir çok sanat eseri ve kopyaları bulunuyor. Bu heykeller şehrin önemli tarihi olaylarını hatırlatmak için dikilmiş. Meydanda bulunan  Palazzo Vecchio’yu da gezmeden geçmiyoruz. Meydandaki ünlü kopya heykellerden biri de, zulüm karşısında kazanılan zaferin sembolü olan Davud’dur. Meydanın çok yakınında ünlü Uffizi Sanat Galerisi bulunuyor. Bu galeriyi gezmeyi tercih etmedik. Floransa’ya gidenlerin oralara kadar gidilir de gezilmez mi dediğinini duyar gibiyim:) Ama nedense çok sanatsal bir günümüzde değildik sanırım, tamamen ilgi meselesi işte.

Buradan sonraki durağımız şehrin ayakta kalan en eski köprüsü olan Ponte Vecchio. İlk başlarda üzerinde demirci, kasap ve deri dükkanları olan bu köprüye sonrasında kuyumcular ve mücevheratçılar yerleşmiş. Günümüzde ziyaretçiler hem manzaranın keyfini çıkarmak hem de antika dükkanlarını ve kuyumcuları gezmek için buraya geliyorlar.

floransa ponte vecchio

Buradan sonra Michelangelo Tepesine ulaşmak üzere otobüse atlıyoruz. Floransa’da Duomo ve Campanile, Piazzale Michelangelo kadar güzel bir panaroma sunamaz. Floransa’nın eşsiz manzarasını sunan meydanda Michelangelo’nun Davud heykelinin bir kopyası da bulunuyor. Özellikle gün batımında, güneş Arno Nehri ile uzaktaki Toscana tepeleri üzerinden kaybolurken Meydan oldukça kalabalık oluyor. Güneş batmadan en güzel açıdan son 1 poz daha yakalamak için herkes neredeyse köşe kapmaca oynuyor :)

floransa gezi rehberi

Güneşi Michelangelo Tepesi’nde batırdıktan sonra, yeniden otobüse atlayıp şehir merkezine döndük. Ve güzel bir yerde karnımızı doyurarak günün yorgunluğu ile otelimizin yolunu tutuyoruz. Yarın erkenden, istikamet Pisa.

Erhan-Nilay

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir